İZMİR İCRA HUKUK MAHKEMESİNE
İhtiyati Tedbir Taleplidir.
DAVACI : ____________ -T.C : ____________
VEKİLİ : Av. Ahmet KILIÇ && Av. Said Orhan VELİOĞLU
DAVALI : __________________
VEKİLİ : Av. ____________
İcra Dairesi : İzmir . İcra Dairesi 2026/__ E.
KONU : Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz tebliğden haberdar olduğumuz 17.02.2026 tarihinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak kabulü, borca itirazımızın süresinde olduğunun kabulü ve takibin tedbiren durdurulması yönünden tedbir talebidir.
I. AÇIKLAMALAR:
İlgili icra takibinde ödeme emri müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Müvekkilim aleyhine icra takibi yapıldığını ancak itiraz tarihi olan 17.02.2026 tarihinde öğrenmiştir. Aynı gün icra dairesine borca itiraz edilmiştir. Aşağıda açıklayacağımız üzere müvekkile yapıldığı iddia edilen 05.02.2026 tarihli tebligat usulsüzdür :
İcra dosyasında ___________Mah _________Sk. No:__ İç Kapı No: 6 _________İstanbul adresine tebliğ edildiği iddia edilen ___________ barkod numaralı tebliğ mazbatası incelendiğinde (EK-1: Tebliğ Mazbatası)
;
A- Öncelikle müvekkilin, "________ TAKMAZ" adında komşusu yoktur. Bu isimli kişiyi tanımamaktadır. Davacının apartman girişinde yer alan zillerin fotoğrafı ektedir. (EK-2: Apartmandaki Komşuların Ad-Soyadları yazılı Zillerin Fotoğrafı) Buradan da açıkça anlaşıldığı üzere ; Binada TAKMAZ soyisimli hiçbir kimse yaşamamaktadır. Buna rağmen, mazbata da Ayşe TAKMAZ isimli kişiden müvekkilin sorulduğu belirtilmiştir. Ancak müvekkil bu kişiyi tanımamaktadır. Bu müvekkilin o an nerede olduğunu bilebilecek kimse değildir. Bu hususta lüzumu halinde kolluk araştırması yapılmasını talep ederiz. Yine mazbata da bu sözlü mü yoksa imzalı mı beyan ettiği dahi belirtilmemiştir.
B- Mazbatada davacının İŞTE olduğu belirtilmiştir. Ancak ekte yer alan SGK çıkış evrakından da anlaşıldığı üzere davacı sağlık nedeniyle 04.02.2026 tarihinde işten ayrılmış, evinde istirahat etmektedir. (EK-3: İşten Ayrılış Bildirgesi) Bu nedenle işte olduğu beyanı gerçek dışıdır. Ayrıca mazbata da davacının tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği hususu da derç edilmemiştir. Tebligat Yönetmeliği 30. Madde gereği tebliğ memuru, ilgili kişinin tevziat saatlerinden sonra gelmeyeceği, hatta itiraz süresi olan 7 günlük süreden önce gelip gelmeyeceği hususlarının araştırılıp mazbataya derç edilmesi gerekmektedir. Aksi halde usulüne uygun bir tebligattan söz edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki davacı o an evde olup, hasta olarak istirahat etmektedir. Hiçbir zaman PTT memuru gelmemiş, zile basmamıştır. Kapıya 2 nolu haber kağıdı yapıştırmamıştır
C- Tebligat Kanunun 10. Maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." gereğince herhangi bir adres beyanı varsa, öncelikle bu adrese tebligat yapılması zorunludur. Takip talebinde doğrudan mernis adresi seçilmiştir. Ancak takibin dayanağında kaza tespit tutanağından bahsedilmektedir. Kaza tespit tutanağında belirtilen adrese tebligat yapılmadan doğrudan mernis adresine tebligat yapılması hukuka aykırıdır. Kaza 10.08.2020 tarihinde olmuştur. Davacı müvekkil o tarihte başka bir adreste oturmakta olduğu ekteki tarihçeli adres yerleşim belgesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle kaza tespit tutanağında ve kazaya ilişkin diğer evraklarda belirtilen bilinen en son adrese tebligat yapılmaması hukuka aykırıdır. (EK-4: Tarihçeli Yerleşim Yeri Adres Belgesi)
(...) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. Maddesine göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı yasanın 3. Maddesi ile eklenen aynı yasanın 2. Fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/12-1148 Esas, 2018/515 Karar)
Tebligat Kanunu ve Tebliğ hükümlerinin ise şekli olması nedeniyle en ince ayrıntısına kadar uygulanması zorunluluğu hususunda da herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Anılan durum Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 15.09.1998 tarih, 1998/6407 E, 1998/9124 Karar sayılı kararında da şu şekilde ifade edilmiştir: “(...)Tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği ile bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebligat ile ilgili 7201 sayılı tebligat kanunu ve tebligat tüzüğü hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve tüzüğün amacı,tebliğin muhatabına ulaşması konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır, Hal böyle olunca kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntısına kadar uygulanması zorunludur."
Tüm bu ifade edilen hususlardan da görüldüğü üzere müvekkile yapılan tebligat Tebligat Kanunu ile Tebligat Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiği gibi anılan durum İcra ve İflas Kanununa da aykırıdır. Zira İİK'nın 21. Maddesine göre "İcra dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olur." Müvekkile yapılan tebligatın ise Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapılmış olması karşısında anılan durumun İİK, md. 21'ye aykırılık teşkil edecektir.
II. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZ
Tebliğ mazbatasının usulsüz olduğu hiçbir araştırmaya gerek kalmadan bir bakışta anlaşılmaktadır. (Ekteki Apartman Zilinde TAKMAZ soyisimli kimsenin yaşamadığı, ekteki işten ayrılış bildirgesinde davacının işte çalışmadığı, , tevziat saatlerinden sonra muhatabın gelip gelmeyeceğinin tevsik edilmemesi vd.)
Takibin dayanağına hiçbir evrak yüklemeden, zamanaşımına uğrayan bir alacak hakkında davacıya icra takibi başlatılmıştır. Mağduriyetlere yol açmaması için Tebligatın açıkça hukuka aykırı olması sebebiyle ÖNCELİKLE mahkemenizce karar verilinceye kadar gerektiğinde uygun bir teminat karşılığı takibin müvekkil yönünden durdurulmasına aksi halde icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER : İİK, HMK, Yargıtay İçtihatları ve sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : İzmir ____. İcra Dairesi 2026/_____ E sayılı dosyası, Yargıtay Kararları, tanık, yemin, bilirkişi incelemesi, davacının mernis adres bilgileri ve sair tüm deliller.
III. SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenizce re'sen gözetilecek sair nedenlerle;
1- Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile ilgili icra takibinin teminatsız olarak yahut uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına aksi halde icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine,
2- Davanın(şikayetin) kabulü ile İzmir ____. İcra Dairesi 2026/____ E sayılı dosyasındaki ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne, öğrenme tarihinin 17.02.2026 tarihi olduğunun tespiti ile borca itirazın süresinde olduğundan kabulüne,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim. 17.02.2026
Davacı/Borçlu Vekili
Av. Ahmet KILIÇ
EKLER :
1- Usulsüz Tebliğ Mazbatası
2- Apartmandaki Komşuların Ad-Soyadları yazılı Zillerin Fotoğrafı,
3- İşten Ayrılış Bildirgesi
4- Tarihçeli Yerleşim Yeri Adres Belgesi