Bir ceza mahemesi tarafından verilen hapis cezasının kesinleşmesinin ardından, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçireceği sürelerin, açığa ayrılma takviminin ve denetimli serbestlik tarihlerinin belirlenmesi süreci infaz hesaplaması olarak adlandırılır. Bu hesaplama neticesinde savcılık makamınca düzenlenen belgeye ise müddetname denir.
Birçok kişi infaz hesabının basit bir matematik formülünden ibaret olduğunu düşünse de, Türk infaz hukuku dinamik, sürekli güncellenen ve çok sayıda istisnayı barındıran kompleks bir yapıya sahiptir. Bu rehberde, doğru bir infaz hesabı yapılırken hangi yasal parametrelerin süzgeçten geçirilmesi gerektiğini adım adım inceliyoruz.
1. Doğru Bir İnfaz Hesabı İçin Gerekli Olan Temel Parametreler
Güvenilir bir müddetname hesabı çıkarabilmek için elimizde şu verilerin eksiksiz bulunması gerekir:
Suç Tarihi (Zaman Bakımından Uygulama): İnfaz hukukunda lehe kanunun geçmişe yürümesi ilkesi geçerlidir. Suçun işlendiği gün yürürlükte olan yasa ile infaz aşamasındaki yasa karşılaştırılır ve hükümlü lehine olan rejim seçilir.
Suçun Türü (İnfaz Rejiminin Sertliği): Kanun koyucu, işlenen suçun niteliğine göre koşullu salıverilme oranlarını ve denetimli serbestlik sürelerini kademelendirmiştir. Koşullu salıverilme süresi için; genel suçlarda oran 1/2 iken; kasten öldürme, cinsel suçlar veya terör gibi katalog suçlarda koşullu salıverilme oranları 2/3 veya 3/4 gibi çok daha ağır seviyelere çıkmaktadır.
Yine geçici maddeler ile yapılan değişikliklerde denetimli serbestlik süreleri hükümlü lehine artırılsa da; bazı suçlar bu artırımdan faydalanamamıştır. Bu istisna suçların ne olduğu, hangi tarihte hangi suçun istisna kapsamında kaldığının çok iyi tespit edilmesi gerekmektedir.
Hükümlünün Yaş Durumu (SSÇ İndirimleri): Hükümlünün suç tarihindeki yaşı 12-15 veya 15-18 aralığındaysa, Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) statüsünde değerlendirilir ve infaz oranlarında ekstra indirimler uygulanır. Bununla birlikte, hükümlünün infaz aşamasındaki (güncel) yaşı da denetimli serbestlik sınırlarını doğrudan etkiler.
Kişisel Özel Durumlar (Pozitif Ayrımcılık): Hükümlünün kadın olması ve yanında 0-6 yaş arası çocuğunun bulunması, ağır hastalık/engellilik halinin bulunması veya 70 yaşını bitirmiş olması gibi durumlar yasa tarafından pozitif ayrımcılık kapsamında değerlendirilerek denetimli serbestlik sürelerini genişletir.
Mükerrirlik (Tekerrür) Durumu: Failin daha önce kesinleşmiş bir cezasının bulunması ve ceza siciline bağlı olarak "mükerrir" sayılması, infaz oranını doğrudan etkiler. Bu nedenle mahkeme kararında açıkça birinci kez mükerrirlere özgü veya ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimlerinin uygulanmasına karar verilip verilmediği çok iyi tetkik edilmelidir. Çünkü bu durumlarda genel koşullu salıverilme oranları değil, en az 2/3 veya 3/4 oranlarında koşullu salıverilme oranlarının uygulanması zorunlu hale gelecektir.
2. Adım Adım İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır ? (Hesaplama Aşamaları)
İnfaz Hesabı yapılırken şu hususlara dikkat edilir :
2.1. Aşama - Koşullu Salıverilme Süresi:
Mahkemenin vermiş olduğu hapis cezası süresi, suç tarihine,suç türüne ve hükümlünün suç tarihindeki yaşına göre belirlenen oranla çarpılır ve varsa gözaltı/tutukluluk (mahsup) süreleri düşülerek koşullu salıverilme süresi bulunur.
2.2. Aşama - Hükümlünün Kapalı da Mı Yoksa Açık Cezaevinde mi İnfazına Başlayacağının Tespiti:
Hükümlünün cezasını infaz etmeye kapalı cezaevinde mi başlayacağı yoksa doğrudan açık cezaevindemi başlayacağı önem arz etmektedir. Bu yalnızca hangi cezaevinde kalacağını değil, denetimli serbestliğe ayrılacağı süreyi de doğrudan etkilemektedir.
Doğrudan açık cezaevine alınacaklar hakkındaki genel kural (kasten suçlarda 3 yıl, taksirli suçlarda 5 yıl sınırı gibi) şeklindedir. Ancak bazı suçlar yönünden bu genel kural kapsam dışıdır. Örneğin; Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler bu genel kuraldan hariç tutulmuştur. Böylece bu suç türlerinden ceza alanlar cezaları 3 yılın altında bile olsa, doğrudan açık cezaevine alınmayacaktır.
Ayrıca hükümlünün başka suçlardan mevcut bir müddetnamesinin bulunup bulunmadığı, varsa bu suçların içtiması ile elde edilecek sonuç cezanın ne olduğu önem arz etmektedir. Çünkü hesap yapılırken toplam cezanın ne kadar olduğuna bakılmaktadır
2.3. Aşama- Kapalı Cezaevinden Açık Cezaevine Geçiş Süreci:
İlk önce kapalı cezaevinde cezası çektirilenlerin, açık cezaevine geçişleri için yine bir genel kural ve istisnalar zinciri bulumaktadır.
Buna göre kapalıdan açığa geçişin genel kuralı şu şekildedir:
a) Toplam cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olan ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanlar,
b) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar,
c) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, açık kurumlara ayrılabilir.
Ancak bazı suç tipleri için, yukarıdaki şartları sağlasalar bile açık cezaevine ayrılamazlar. Açığa ayrılabilmek için ayrıca şu şartları da yerine getirmeleri gerekmektedir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması,
c) 29/7/2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu, 30/7/1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanununun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması,
ç) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması,şartı aranır.
Yine bu yukarıda belirtilen süreler kanundaki genel kurallardır. Geçici kanun kapsamında yapılan iyileştirmeler için ayrıca o kanunun tarihi ve kapsadığı suç türlerine ayrıca bakmak gerekmektedir.
2.4. Aşama- Denetimli Serbestlik ve Tahliye:
Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl (genel kural, istisna geçici kanunlara ayrıca bakmak gerekli) veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.
Ayrıca kanun koyucu genel kural olan bir yıllık süreyi bazı istisnai durumlar için artırmıştır:
a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler,
b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler,diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir.
Ancak bu denetimlik serbestlik süresi, dönem dönem ihtiyaç duyulması sebebiyle artırılmıştır. Bu mevzuatta yapılan değişikliklerde genel olarak kanunun çıktığı tarihten önceki suçları kapsayacak şekilde yapıldığından, bu geçici maddelerdeki suç tarihlerinin ve kapsadığı suç türlerinin ayrıca dikkat edilmesi gerekmektedir.
Önemli Uyarı: İnfaz Hukuku Yalnızca Matematik Hesabı Değildir, Uzman Desteği Şarttır
Bu makalede kaleme alınan yasal kurallar, oranlar ve aşamalar genel bilgilendirme amacıyla kurgulanmış olup, hukuktaki istisna halleri ve infaz rejiminin kırılımları burada yazılı olanlarla sınırlı değildir. Türkiye'de infaz mevzuatı; neredeyse her yıl çıkarılan yeni yargı paketleri, torba kanunlar, Geçici Maddeler (Örn: Geçici 6 ve Geçici 10. madde revizyonları), anayasa mahkemesi iptal kararları ve resmi gazete yönetmelik değişiklikleri ile sürekli olarak güncellenmekte ve kabuk değiştirmektedir. Yapılacak en ufak bir tarih veya suç türü hatası, hükümlünün cezaevinde fazladan kalmasına ya da yasal haklarını kaybetmesine sebebiyet verebilir.
Bu nedenle, her somut dosyanın ve mahkeme ilamının kendine has özel şartları dikkate alınarak, hak kaybına uğramamak adına infaz hesabı ve müddetname denetimi süreçlerinde mutlaka uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki bilgi ve danışmanlık hizmeti alınması hayati önem arz etmektedir.
Ayrıca fikir edinmek için infaz yatar hesaplama asistanımızı online olarak web sitemizden kullanabilirsiniz.