Çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla birlikte anne ve babanın nafaka yükümlülüğünün tamamen sona erdiği yönünde yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Ancak Türk hukukunda bu durum her zaman geçerli değildir. Eğitim hayatına devam eden ve kendi geçimini sağlayamayan ergin çocuklar, belirli şartların varlığı halinde anne ve babalarından yardım nafakası talep edebilmektedir.
Özellikle günümüzde üniversite eğitim ücretleri, kira ve yurt giderleri, ulaşım masrafları ve genel yaşam maliyetleri dikkate alındığında birçok öğrenci eğitimini sürdürebilmek için ailesinin desteğine ihtiyaç duymaktadır. Kanun koyucu da bu ihtiyacı gözeterek eğitim hayatına devam eden çocukların korunmasını amaçlamıştır.
Yardım Nafakası Nedir?
Yardım nafakası, Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesinde düzenlenen ve aile bireyleri arasındaki dayanışma yükümlülüğüne dayanan bir nafaka türüdür.
Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi şu şekildedir:
“Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”
Kanuna göre yardım nafakası yükümlülüğü, aile bireylerinin birbirlerine karşı olan sosyal ve ekonomik dayanışma sorumluluğunun bir sonucudur. Bu kapsamda yardım edilmediği takdirde temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşecek olan kişiler, kanunda belirtilen yakınlarından nafaka talep edebilmektedir.
Yardım nafakası; iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasından farklı olup, aile bireylerinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini ve ekonomik açıdan korunmalarını amaçlamaktadır.
18 Yaşını Dolduran Çocuğun Nafaka Hakkı Devam Eder Mi?
İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 328/2. maddesi uyarınca çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, anne ve baba eğitim sona erinceye kadar kendilerinden beklenebilecek ölçüde çocuğa destek olmakla yükümlüdür.
Bu nedenle;
Üniversite öğrencileri,
Meslek yüksekokulu öğrencileri,
Açık öğretim öğrencileri,
Yüksek lisans öğrencileri,
Üniversite sınavına hazırlanan öğrenciler,
şartların oluşması halinde yardım nafakası talep edebilmektedir.
Üniversite Öğrencisi Yardım Nafakası Talep Edebilir Mi?
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre eğitim hayatına devam eden ve kendi geçimini sağlayamayan üniversite öğrencileri anne ve babalarından yardım nafakası talep edebilir.
Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 20.11.2014 tarihli, 2014/8234 Esas ve 2014/15291 Karar sayılı ilamında;
“Türk Medeni Kanunu'nun 328/2. maddesi gereğince çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, anne ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Üniversite öğrenimine devam eden ve kendi gelirleriyle eğitim ve yaşam giderlerini karşılayamayan ergin çocuk, anne ve babasından yardım nafakası talep edebilir.”
denilerek eğitim hayatını sürdüren üniversite öğrencisinin öğrenimini tamamlayıncaya kadar anne ve babasından yardım nafakası isteyebileceği açıkça vurgulanmıştır.
Yargıtay, eğitimine devam eden reşit bireyin kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürememesi halinde yardım nafakasının hukuki bir hak olduğunu açıkça kabul etmektedir.
Yardım Nafakası İçin Hangi Şartlar Aranır?
1. Eğitimin Devam Ediyor Olması
Öğrencinin aktif şekilde eğitim hayatını sürdürüyor olması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.11.2019 tarihli, 2017/959 Esas ve 2019/1131 Karar sayılı kararında açık öğretim öğrencisinin dahi yardım nafakası talep edebileceği kabul edilmiştir. Kararda şu değerlendirmeye yer verilmiştir:
“Davacının açık öğretim fakültesinde öğrenimine devam ettiği, eğitimini sürdürdüğü müddetçe ekonomik desteğe ihtiyaç duyduğu, öğrenim süresinin uzamış olmasının tek başına yardım nafakası talep etme hakkını ortadan kaldırmayacağı açıktır.”
Bu doğrultuda Yargıtay, öğrenim süresinin uzamasının tek başına nafaka hakkını ortadan kaldırmayacağını vurgulamıştır.
2. Yardım Edilmediği Takdirde Ekonomik Sıkıntıya Düşecek Olması
Öğrencinin eğitim ve yaşam giderlerini karşılayabilecek düzeyde gelirinin bulunmaması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2016 tarihli, 2016/9366 Esas ve 2016/12895 Karar sayılı kararında yardım nafakasına hükmedilebilmesi için yardım edilmediği takdirde kişinin zarurete düşeceğinin anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. Kararda,
“Yardım nafakasının amacı, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan kişinin asgari yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Nafaka yükümlüsünün mali gücü ile nafaka talep edenin ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşılmalıdır.”
ifadelerine yer verilmiştir.
3. Anne ve Babanın Mali Gücünün Bulunması
Mahkeme nafaka miktarını belirlerken anne ve babanın gelir durumunu, taşınmazlarını, araçlarını, ticari faaliyetlerini ve yaşam standartlarını dikkate almaktadır.
Yargıtay kararlarında, yardım nafakasının belirlenmesinde yalnızca babanın değil, annenin de gelir durumu ve ekonomik gücünün dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Öğrenci Çalışıyorsa Yardım Nafakası Alamaz mı?
Uygulamada sıklıkla ileri sürülen "çalışabilir" veya "part-time çalışsın" savunmaları tek başına yardım nafakasının reddi için yeterli değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2015 tarihli, 2015/8267 Esas ve 2015/16087 Karar sayılı kararında mahkemenin "öğrenci part-time çalışabilir" gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kararda, üniversite öğrenimine devam eden davacının eğitimini sürdürdüğü, düzenli ve yeterli bir gelirinin bulunmadığı, yalnızca çalışabilecek durumda olmasının yardım nafakası talebinin reddi için yeterli sayılamayacağı belirtilmiş; öğrencinin eğitim hayatını aksatmadan kendi geçimini sağlayabileceğinin somut delillerle ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay'a göre önemli olan öğrencinin teorik olarak çalışabilecek olması değil, elde ettiği gelirle eğitim ve yaşam giderlerini karşılayıp karşılayamadığıdır.
Çocuk ile Baba Görüşmüyorsa Yardım Nafakası Talep Edilebilir Mi?
Yardım nafakası aile içi kişisel ilişkilerden bağımsız olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2016 tarihli, 2015/17367 Esas ve 2016/2630 Karar sayılı kararında aile bireyleri arasındaki kişisel sorunların yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir. Kararda;
“Yardım nafakası, aile bireyleri arasındaki kan hısımlığından kaynaklanan bir yükümlülük olup, taraflar arasında kişisel ilişkinin bulunmaması veya aralarında çeşitli nedenlerle anlaşmazlık yaşanması tek başına nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.”
şeklindeki değerlendirmeye yer verilmiştir.
Bu nedenle çocuk ile anne veya baba arasında uzun süredir görüşmeme, kırgınlık veya iletişim kopukluğu bulunması tek başına nafaka hakkının kaybedilmesine neden olmaz.
Özel Üniversite Öğrencileri Yardım Nafakası Alabilir Mi?
Yargıtay uygulamasında özel üniversite öğrencilerinin eğitim giderleri de dikkate alınmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2017 tarihli, 2016/14767 Esas ve 2017/3239 Karar sayılı kararında özel üniversitede öğrenim gören öğrencinin okul giderlerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 28.09.2023 tarihli, 2023/6324 Esas ve 2023/4287 Karar sayılı ilamında özel üniversite öğrencisinin eğitim masrafları dikkate alınarak yardım nafakasına hükmedilmiştir. Kararda, davacının özel üniversitede öğrenim gördüğü, eğitim giderlerinin yüksek olduğu ve kendi gelirleriyle bu giderleri karşılamasının mümkün olmadığı gözetilerek, anne ve babanın ekonomik durumları da değerlendirilmek suretiyle yardım nafakasına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2024 tarihli, 2023/9359 Esas ve 2024/2406 Karar sayılı kararında yüksek eğitim giderleri, özel okul masrafları ve öğrencinin kariyer planlaması birlikte değerlendirilmiştir. Kararın ilgili bölümünde, “davacının özel üniversitede öğrenim gördüğü, eğitim hayatını sürdürdüğü,eğitim ve yaşam giderlerinin bulunduğu, davalının ekonomik gücü de dikkate alındığında yardım nafakasına hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğu” yönünde değerlendirmeye yer verilmiştir.
Yardım Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?
Kanunda belirlenmiş sabit bir yardım nafakası miktarı bulunmamaktadır.
Mahkeme;
Eğitim ücretlerini,
Kira veya yurt giderlerini,
Ulaşım masraflarını,
Beslenme giderlerini,
Sağlık harcamalarını,
Eğitim materyallerini,
Öğrencinin yaşam standartlarını,
Anne ve babanın ekonomik durumunu,
birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir nafaka miktarı belirlemektedir.
Yardım Nafakası Davasında Hangi Belgeler Gereklidir?
Yardım nafakası davalarında çoğunlukla aşağıdaki belgeler kullanılmaktadır:
Öğrenci belgesi,
Üniversite kayıt belgeleri,
Okul ücretine ilişkin evraklar,
Yurt veya kira sözleşmesi,
Eğitim giderlerini gösteren belgeler,
Ulaşım ve yaşam giderlerine ilişkin belgeler,
Tarafların ekonomik durumlarına ilişkin bilgi ve belgeler.
Emsal Kararlar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 05.11.2019, E. 2017/959, K. 2019/1131
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024, E. 2023/9359, K. 2024/2406
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, E. 2023/6324, K. 2023/4287
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 20.03.2017, E. 2016/15253, K. 2017/3379
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 16.03.2017, E. 2016/14767, K. 2017/3239
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 23.02.2017, E. 2016/12590, K. 2017/1984
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 17.11.2016, E. 2016/9366, K. 2016/12895
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 17.11.2016, E. 2016/8855, K. 2016/12907
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 24.02.2016, E. 2015/17367, K. 2016/2630
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 19.10.2015, E. 2015/8267, K. 2015/16087
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 20.11.2014, E. 2014/8234, K. 2014/15291
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 05.12.2013, E. 2013/14406, K. 2013/17344
Sonuç
Türk hukukunda çocuğun 18 yaşını doldurması her zaman anne ve babanın ekonomik yükümlülüklerini sona erdirmemektedir. Eğitim hayatına devam eden ve kendi geçimini sağlayamayan öğrenciler, Türk Medeni Kanunu'nun 328 ve 364. maddeleri kapsamında yardım nafakası talep edebilmektedir.
Ancak her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, yardım nafakası miktarı ve nafaka hakkının kapsamı mahkeme tarafından tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak belirlenmektedir.
Yardım nafakası davası açılması, mevcut nafakanın artırılması veya kaldırılması süreçlerinde hak kaybı yaşanmaması için alanında uzman bir aile hukuku avukatından hukuki destek alınması önem taşımaktadır.